Diş Taşı Temizliği
Öncelikle "diş taşı temizliği" ile "diş beyazlatma"nın farklı işlemler olduğunu belirtmek isteriz eğer "diş beyazlatma" ile ilgileniyorsanız lütfen buraya tıklayınız.
Sanılanın aksine diş kayıplarının çoğunluğu diş çürüklerinden değil diş eti hastalıkları sonucunda diş bağ dokularının hasar görmesi ve dişin içine yerleştiği alveol kemiğinin erimesinden(rezorbsiyon) kaynaklanır. Bu nedenle diş eti sağlığının korunması çok önemlidir.
Diş taşları gözenekli yapıları içinde milyonlarca bakteriyi barındırılar bu nedenle ağızda bulundukları zaman içinde temiz ve sağlıklı diş etlerine sahip olmanız imkansızdır çünkü diş taşı temizliği (detertraj) ve devamında kök yüzeyi düzleştirmesi dışındaki hiç bir yöntem bu yapıların içindeki bakterileri yok edemez.
Detertraj ,(Diş Taşı Temizliği)
Diş taşı temizliği sonucu plak kontrolü kolaylaşacağından iyi bir ağız hijyeni sağlanır. Böylelikle olası diş eti hastalıklarının önüne geçilmiş olur.
Diş taşları dişin görünen yüzeylerinde ve diş eti seviyesi altında (sub gingival) bulunurlar . Eğer subgingival diş taşları temizlenmeyip sadece görünen taşlar alınırsa yapılan işlemin hemen hiç bir faydası olmaz.
Diş taşı temizliğinde küçük titreşimler yapan ultrasonik cihazlar ve el aletleri kullanılır.
Detertraj sonucu Plak(Bakteri Plağı) kontrolü kolaylaşır Diş taşlarının sebep olduğu kötü görünüm kaybolur İltihaba bağlı ağız kokusu geçer Fırçalama esnasında görülen kanamalar geçer |
![]() |
Ancak hastada periodontitis dediğimiz rahatsızlık varsa ki bir hayli yaygın görülmektedir.
Kök yüzeyi düzleştirmesi işleminin yapılması gerekir bu tedavi ultrasonik cihazlarla yapılamaz. Bunun için üretilmiş dental küretler mevcuttur. Kök yüzeyi düzleştirmesi dişin sement tabakasından belli kalınlıkta bir dokunun (ki bu tabakanın barındırdığı bakteriler antibiyotikler yada antiseptik gargaralarla yok edilemez)el aletleriyle kazınarak alınması ve kök yüzeyinin pürüzsüz bir hale getirilmesi işlemidir. Normal detertraj işlemine göre daha zaman alıcı bir işlemdir.
Kök yüzeyi düzleştirmesi sonucu :
Diş çevre dokularının iltihabı iyileşir.
Diş etlerindeki kızarıklık ve ödem kaybolur ve neticesinde diş eti oluğu (gingival sulcus)sığlaşır. Bu istediğimiz bir durumdur. Derin gingival sulcuslar plak kontrolünü zorlaştırır ve hastalığın yineleme riskini artırır.
İltihaplı diş dokularından kaynaklanan ağız kokusu yok olur.
Bazen raslanan dişlerin iltihaba bağlı yer değiştirmeleri (genellikle ön dişlerde fırlaklık ve aralanma olur) durur.
Maalesef tüm bu tedaviler dişeti ve çevre dokularının iltihabını gidermesine ve hastalığın ilerleyişini durdurmasına rağmen eğer oluşmuşsa dişte meydana gelen sallanmaları gidermez ve bunun için sallanan dişlerin splintlenmesi yani bağlanmaları ve birbirlerine destek olmalarının sağlanması gerekir. Splintleme ile ilgili bilgi almak için lütfen tıklayınız
Antibiyotikler ve antiseptik gargaralar diş eti hastalıklarının tedavisinde yardımcı olarak kullanılabilirler genellikle kullanıldıkları süre içinde hastalık semptomları ortadan kalkar (kanama,koku vs) ancak kesinlikle tek başlarına yeterli olmazlar yukarıda anlatılan tedaviler uygulanmazsa hastalığın kaldığı yerden devam edeceği kesindir.
Lütfen Dikkat Site içeriğinde bulunan bilgiler destek sağlamak içindir. Hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi, tanı ve teşhis koyması yerine geçmez.
